SPOR KULÜBÜ
Öğrencilerimizin
okul içi ve okul dışı bedensel,
ruhsal ve düşünsel eğitimlerinin,
gereken kurallar ve yöntemler
ışığı altında gelişimlerinin nasıl
sağlanacağı uğraşısını vermektedir.
Bütün
motorsal başarıların temeli sayılan
okul yılları yetersiz olursa meydana
gelen boşluğun doldurulması sonraki
devrelerde mümkün olmuyor. Böyle
olunca amacımız okul içi ve okul
dışı kurumları oluşturan aile-okul-kulüp
üçgeni arasında yaratılacak dayanışma
ve iş birliğini sağlamak olmaktadır.
Bu
nedenle aile olarak ana-babaya;
okul olarak bizlere, kulüp olarak
antrenörlerimize çok şeyler düşmektedir.
Her şeyden önce bu ilgili kişilerin
birbirlerinin görev ve sorumluluklarını
inkar etmeye ve kısıtlamaya değil,
dayanışma içinde olmaları gerektiğini
anlamaya ihtiyaçları vardır.
Okul
olarak bizler sportif plan ve
programlarımızla çocuklarımızın
bedensel, ruhsal ve düşünsel yapısını,
gençlik devresinde alacağı sorumlulukları
yüklenebilecek düzeye ulaştırmış
ve yönelmek istediği spor dalı
içinde bütün yolları açarak özel
bir çalışmanın ağır bir yükünü
kaldırabilecek temeli sağlamış
olmaktayız.
Bu uğurda görev ve sorumluluğu
olan tüm kişilere başarılar diliyoruz.
Fatih
Koleji olarak öğrencilerimize
planlı, programlı isteğe bağlı
her türlü spor yapma imkanı tanımaktayız.
Beden Eğitimi öğretmenlerimiz
ve dışarıdan tuttuğumuz antrenörler
nezdinde şu sporlar yapılmakta:
Futbol, Basketbol, Güreş, Yüzme,
Masa tenisi, Atletizm ve Uzakdoğu
sporları.
Bu
spor dalları ile eğlenmenin ve
neşenin çekiciliğiyle, “hayat
boyu spor yapma” görüşünü esas
almaktayız. Spor için daha çok
istek uyandırılması, öğrencilerin
daha çok beceri kazanması, motorsal
temel özelliklerin geliştirilmesi
ve çok yönlü hareket deneyimlerinin
birikimi için devamlı bir temel
eğitime gerek vardır. Bizler elimizde
olan tüm imkanları seferber ederek
bu temel eğitimi vermek gayesi
gütmekteyiz. Hammaddenin insan
olduğu düşünülürse sabırlı, özenli
ve bilimsel bir uğraşı vermenin
zorunlu olduğunu açıklamaya gerek
yok sanırız.
BASKETBOL KULÜBÜ
Basketbol
takım sporlarından olup izlemesi
zevkli bir spor dalıdır. Günümüzde
izleyici potansiyeli hızla artmaktadır.
Bunun büyük bir kısmını gençlerimiz
oluşturmaktadır.
Basketbol
Amerika kökenli bir spor olmasına
rağmen Avrupa’da büyük ilgi görmüştür.
Bu ilgiyi de basketbola yaptıkları
yatırımlar gerek tesis olarak,
gerek transferlere ödedikleri
paralarla kanıtlamışlardır. Türkiye
de buna paralel olarak özellikle
son 2-3 senedir bu spora yatırım
yapmaktadır. Sporcular profesyonelliğin
gereğini yaparlarken amatör ruhlarını
maalesef yavaş yavaş kaybetmektedirler.
Bunun en büyük kanıtı basketbol
seyircisinin maçlara olan ilgisinin
azalmasıdır. Avrupa kupası maçlarında
bile ne yazık ki tribünlerin neredeyse
yarısı bile dolmamaktadır.
Okulumuz
öğrencileri amatör ruhlarıyla,
basketbola olan ilgilerini, bir
kulüp oluşturarak bir nebze olsun
göstermişlerdir. Basketbol öğretmenimiz
de edindiği tecrübelerle onlara
yol göstermekte kendilerini geliştirmelerine
yardımcı olmaktadır. Başarının
sırrını, kişinin yaptığı işi sevmesine
ve ilgisine bağlamak yanlış olmasa
gerek.
YÜZME
KULÜBÜ
Yüzme
sporunda ileri gitmiş tüm ülkelerde
üstün başarılara ulaşmış yüzücülerin
bu spora başlangıç dönemlerinde
öğrenimleri araştırıldığında o
yüzücülere ilk yüzme öğrenimini
ve tekniğini öğreten yüzme öğretmeninin
etkisi şüphesiz çok büyük olmaktadır.
Bu etki yüzmenin ve doğru teknik
öğreniminin yanında o sporcuya
yüzmeyi sevdirmek, spor alışkanlığı
ve sporcuya yakışan bir karakter
kazandırmak gibi özellikleri de
beraberinde getirmektedir. Bu
nedenle yüzme sporunun temelinde
yüzücünün yüzmeye ilk başladığı
dönemdeki öğrenimini sağlayan
yüzme öğretmeninin önemi kesinlikle
inkar edilemez. Nitekim bu sporda
ileri gitmiş ülkelerde uygulanan
ve olumlu sonuçlar alınan bu görüş
doğrultusunda federasyonumuz da
ülkemizde yüzme sporunda ilk defa
yüzme öğretmeni kavramını getirmiş
olmaktadır.
Yüzme
sporunun ilk temel bilgilerini
vermek ve yüzme sevgisini aşılamak
için, kulübümüz yüzme sporunu
teşvik edici, eğitici formasyona
sahip öğretmenler nezaretinde
çalışmalar yapılmaktadır.
Okulumuzda
yüzme sporunu seven çok sayıda
öğrenci var. Bu spora ilk başlayan
öğrenciler için ve aktif yüzmede
ileri seviyede olanlar için özel
iki ayrı program uygulanmaktadır.
Öğrencilerin sosyal aktivite olarak
yüzmeye zaman ayırmaları, havuz
dışında kondisyon ve ağırlık çalışmaları
yapmaları teşvik edilmiştir.
Kulüp
çalışmalarının daha cazip olmasını
sağlamak için diğer yüzme kulüpleri
ve okullarla da irtibat kurulmuş
olup öğrencilerin kendilerine
güvenlerini arttırmak için yarışmalar
düzenlenmektedir.
FUTBOL
KULÜBÜ
Günümüz
dünyasında yapılan pek çok spor
dallarından biri olan futbol,
izleyicisi ve sporcusu ile günümüzün
bir numaralı spor branşıdır. Artık
spor branşı olma özelliğinin yanı
sıra bir sektör durumuna gelmiş
bulunmaktadır.
Genç
bir futbolcunun yetişmesinde doğuştan
var olan yetenek kadar iyi bir
eğitimin de önemi büyüktür. Bu
eğitim ise, aile, okul, kulüp
üçgeni içerisinde, iyi bir organize
ile mükemmele ulaşacaktır. Müsabakalarda,
her yönden gelebilecek olan bir
topu kontrol edemeyen, iyi top
süremeyen, iyi pas veremeyen,
şut atamayan, ulaşması gereken
yere ulaşamayan bir futbolcunun
başarılı olması olanaksızdır.
Futbol oyununun özelliği gereği,
amaca uygun bir koşu, iyi bir
top sürüş, isabetli paslar, iyi
bir gollük vuruş, mükemmel goller
ve mükemmel kurtarışlar futbolu
daha muhteşem kılacaktır.
Özellikle
küçük yaşlardaki oyunculara verilecek
olan teknik beceri, iyi bir futbolcunun
yetişmesi için gerekli olan en
önemli ön şarttır. Teknik becerinin
mükemmele ulaşması, futbol müsabakalarının
sonuçlarını da olumlu yönde etkileyecektir.
Futbolda
olumlu sonuçlar ve başarılar,
çocukların bilimsel yöntemlerle
eğitilmesi yolu ile olur. Bilimsel
eğitimin gerçek eğitimciler ile
yapılacağı yerler ise, örgün eğitim
kurumları ve kulüplerimiz bünyelerinde
oluşturulacak futbol okullarıdır.
Futbol,
kendini oluşturan teknik-taktik-kondisyon
gibi elementler ile ruhsal ve
eğitsel yönden sağlıklı, dengeli
bireylerin oluşmasında etkili
bir spor çeşidi ve aynı zamanda
bir eğitim aracıdır.
AIKIDO KULÜBÜ
AIKIDO,
barış sanatı olarak da tercüme
edilebilen bir dövüş sanatıdır.
3 heceden oluşan bu Japonca sözcük;
ruhun ve zihinsel enerjinin koordinasyonunun
yolu ya da metodu anlamına gelir.
Japonya’nın tarihi geleneksel
savaş sanatlarından türemiştir.
Şu anlaşılmalıdır ki Aikido; kendini
savunmanın ve taktik bilimi olmanın
ötesinde bireyin tam entegre bir
insan olarak ortaya çıkabilmesi
için ruhu mükemmelleştirmenin,
vücudu ve aklı güçlendirmenin,
bireyin fiziksel ve zihinsel gücünü
birleştirmenin yoludur.
Aikido,
tüm dünya üzerinde binlerce aikido
öğrencisince O-Sensei (Büyük Öğretmen)
olarak tanınan Morihei Ueshiba
tarafından geliştirilmiştir. Ueshiba
genç yaşında bile olağanüstü bir
savaşçı, kılıç ve Jiu-jitsu ustasıydı.
Aikido tek ya da çoklu saldırganlara
karşı eşit etki gösterebilen benzersiz
bir kendini savunma sanatıdır.Peki
biz
Aikidoya
neden benzersiz diyoruz?
Hemen hemen tüm dövüş sanatlarının
kendini savunmanın etkili bir
yolu olduğu ve hem genç hem de
yaşlılar tarafından güvenlice
yapılabileceği iddia edilebilir.
İlk olarak aikido sizinle başlar.
Branş sanatı için kendi üstünüzde
ve belirlemiş olduğunuz hedefinizde
çalışın. Herkes işlenebilir bir
ruha, bir şekilde eğitilebilir
bir vücuda sahiptir ve de izleyebileceği
uygun bir patikaya sahiptir. Branş
sanatını tatbik etmek için kimsenin
binalara, paraya, güce ya da kariyere
ihtiyacı yoktur.
İkinci olarak; Aikido, bir kendini
savunma sanatıdır. Tamamen yansıma
esasına dayanır ve Aikidoda saldırı
yoktur.
Bu noktada Aikidonun dinamiklerini
vurgulayalım. Tüm Aikido tekniklerinin
gerektirdiği; sabit ve de enerji
dolu bir merkez etrafında küresel
bir hareket yaratabilmek için
total vücut hareketinin kullanımıdır.
Her ne kadar kimi zaman bir teknikte
sadece vücudun belli bir yeri
hareket ediyor gibi görünse de,
yakın bir gözlemle tüm vücudun
hareket etiği ortaya çıkar. Netice
olarak saldırganı dize getiren
saldırıdaki enerjinin ta kendisidir.
Aikidonun
nihai hedefi kişisel transformasyondur.
Amaç; herhangi bir problemi çözebilmek
için içlerindeki büyülerini ve
yeteneklerini total olarak ortaya
getirebilen entegre insanları
yaratabilmektir. Ancak felsefi
tartışmalar dojolarda (eğitim
salonlarında) pek yapılmaz.Ustanın
hareketlerini sabit olarak tekrar
etmek; hareketlerin, zamanlamanın
ve de nefes almanın temelleri
eğitimin de temel gerekleridir.
Öğrenciler rakiplerinin hareketlerini
yakalayıp onları bu sanatın etkinliği
ve de gücü ile yeniden yönlendirmek
sureti ile kendi kendilerini eğitirler.
Bu sayede aynı zamanda rakibe
karşı fazlaca tepki gösterme eğiliminin
farkına varır ve de her halükarda
merkezi kalabilmeyi öğrenirler.
Pek
çok hareket bir partner ile yapılır.Her
biri uke(saldıran) ve nage(saldırıyı
karşılayan) olarak değişerek kendi
yetenek seviyesinde çalışır. Her
iki rol de, total duyarlılığı
ve kontrolü geliştirdiği için
önemlidir.
Esneklik ve kas gelişiminin artışı
eğitimin doğal bir sonucu olarak
ortaya çıkacaktır. Ancak tekniklerin
etkili olabilmesi tek başına güce
dayalı değildir. Aikidonun tüm
hareketleri ve teknikleri bireyin
tümünün etkili kullanımından doğduğu
için; fiziksel güçten bağımsız
olarak Aikido yapan insan tarafından
çok büyük bir güç ortaya çıkabilir.
Aikido
çok değişik eğitim şekillerine
ve kişilerin kendi seviyelerine
göre eğitimine olanak sağlar.Ve
son olarak her yaştan erkek, kadın
ve çocuk tarafından yapılabilir.
Aikido,
vücut ağırlığının fizyolojik merkezi
olan aşağı karın bölgesine doğru
rahat bir duruş şekli geliştirir.
Yerçekimi artık üstesinden gelinecek
bir kuvvet olmaktan çıkar. Bunun
ötesinde duruşu desteklemek ve
dengelemek için hizmet eder. Merkezleşmenin
etkileri fiziksel olduğu kadar
da zihinseldir.
Bunlara ek olarak canlılık artar,
duyular keskinleşir ve birey günlük
hayatın sinir edici ve kızdırıcı
etkilerinden daha az etkilenir.
Bu Japonya’da "Hara” ya da
güçlü “ki” gücüne sahip olmak
olarak nitelenir. Bu, aikido yapan
birinin her alanda içinde bulunan
en dolu potansiyelini dışarıya
çıkarmasına yardım eden içsel
bir olgudur.
Şüphesiz ki tüm dünyadan toplanan
aikido ile uğraşan insanların
demografik (yer, yaş, cinsiyet)
ve mesleki bilgileri Aikidonun
belli bir yaş, cinsiyet, fiziksel
güç ve saldırgan insanlarla bir
ilgisi olmadığına en büyük ispattır.
Neticede tüm bu konseptleri daha
da genişleterek (fikir-görüş-felsefe)
göreceli olarak sınırlı olan dövüş
sanatları dünyasının dışındaki
gerçek hayata da uygulayabilme
potansiyeli çok büyüktür. Çünkü
ulaşılacak yer; kendini keşfetmek,
ruhu ve zihinsel gücü vücut ile
harmonize etmektir. Bu barış sanatını,
Aikidoyu öğren ve hayatına uygula!